Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Giriş

Kadınları Boşaltma Garantili Metod

Cinsellik 20 Ağustos 2017

Erkek oral seksi çok iyi yapabilmelidir. En az 20-40 dakika durmaksızın dilini hızlı bir biçimde, yukarı-aşağı hareket ettirebilmelidir. Bu metodta sol elin 4. parmağı vazelin veya Johnson’s baby oil ile yağlanarak anüse sokulur, sol elin 2. Ve 3. Parmakları aynı anda vajinaya sokularak yukarıya doğru G-Noktası uyarılır. Bu sırada dil oral seksle klitorisi uyarmaktadır. Boşta kalan sağ el ise sol meme ucuna uzanarak onu uyarmalıdır (parmağı aşağı yukarı hareket ettirerek, sıkıştırarak, burarak vb.). Böylece hem anüs, hem G-Noktası, hem klitoris, hem de meme uçları aynı anda yaklaşık 20 ile 30 dakika arasında uyarılacaktır. Bu stimülasyon sonucunda kadınların çoğunda bileşke orgazmı ve hatta status orgasmus gelişebilmektedir. Amaç maksimum miktarda noktayı ve maksimum miktarda tetikleyici siniri uyarabilmektir. Bu metodun geliştirilmesi zaman alır ve oral seks, G-Noktası uyarılması ve meme uçlarının uyarılması orgazma kadar sürdürülmelidir; hatta bu yöntemle birçok orgazm art arda tetiklenebilir. Bu yöntemde en az 3 orgazmı tetikleyen sinir uyarılmaktadır. Mersin escortları bu yöntemle çatır çatır orgazma sokabilirsiniz.

2846 toplam görüntülenme, 1 bugün

G-Noktası Nedir, Nerededir?

Cinsellik 16 Ağustos 2017

G-noktası (Grafenberg noktası) vajinanın içinde, ön bölümde veya vajinanın üst duvarında yer alan 5-8 cm.’lik küçük ama çok hassas bir bölgedir. Adını kendini bulan Alman jinekolog Ernst Grafenberg’ten alan G-Noktasına bazen de Tanrıça Noktası denir. Mersin escort, 1940 yılında kadınların orgazm mekanizması üzerine yalpan araştırmalar sonucu vajinanın tam üstünde yer alan idrar yolunun, erkeğin penisinde olduğu gibi sertleşebilen ve dikilebilen türde dokularla donandığı ortaya çıkmıştır. Kadın cinsel olarak uyarıldığında bu dokular da şişmektedir. Dokulardaki bu şişme ve büyüm, G-Noktasındaki vajina duvarının küçük bir bölümünün vajina kanalına doğru çıkıntı yapmasına yol açmaktadır. Grafenberg’e göre, vajina duvarının bu dışarıya doğru çıkıntı yapan bölümü “birincil derecede erotik bir bölgedir”. Hatta klitoristen daha önemlidir. G-Noktası sevişirken erkeğin yukarıda olmasın cinsel davranışlar açısından baskın bir özellik göstermesi sonucunda önemini yitirmiştir. Oysa bu pozisyon dışındaki pozisyonlar G-Noktasını daha kolay uyarabilmekte ve vajinal orgazm sağlayabilmektedir.

Şurası çok iyi bilinmelidir ki, G-Noktası terimi Grafenberg’in kendisi tarafından kullanılmıştır. Grafenberg bu noktayı erotik bölge olarak tanımlamıştır. Ama ne yazık ki, G-Noktası teriminin günümüzdeki kullanımı yanlış bir anlamaya neden olmuştur. Bazı kadınlar çok iyimser bir bakış açısıyla, bu noktanın düğmesine basılınca, erotik bir patlamanın olabileceği kanısına kapılmışlardır. Böyle olmadığını görüp hayal kırıklığına uğradıklarında da G-Noktası kavramının tamamen hatalı olduğu ve böyle bir şey olmadığı sonucuna varmışlardır. Daha önce anlatıldığı gibi, aslında G-Noktası, vajina duvarının idrar yolunu çevreleyen bezleri şiştiğinde hafifçe dışarı doğru çıkıntı yabani cinsel açıdan duyarlı bir bölgesidir. Bu kavram jinekoloji kongrelerinde ilk kez tartışıldığında birçok ünlü jinekolog karşı çıkmış ve böyle bir nokta olmadığını iler sürmüştür. Ancak daha sonra bu nokta kendilerine örnekler üzerinde özel olarak gösterildiğinde ikna olmuşlardır. Bu tartışmalara feminist erkek karşıtları da karşı çıkmışlar ve vajinal orgazm olabileceği savını peşinen ve şiddetle reddetmişlerdir. Zira klitoral orgazm onların politik olarak işine gelmektedir ve onun yerini tutacak bir şey yoktur. Çok şaşırtıcı bir biçimde son zamanlarda bazı kadınların G-Noktası şişirtmeye çalıştıklarına dair haberler vardır. Burada yapılan işlemi G-Noktası bölgesine kollajen enjekte edilmesidir. Son zamanların haberlerine göre de çok rağbet gören bir yöntem haline gelmiştir. Bu sayede bu kadınlarda G-Noktasının duyarlılığı artırılmakta ve kadınlar çok daha güçlü orgazmlar yaşayabilmektedirler. Bu tıbbi bir gerçeklikten ziyade bir şehir efsanesine benzemektedir. Ama söz konusu olan kadın cinselliği olduğunda hiçbir şey olanaksız değildir.

Mersin escortlar G noktasının en değerli orgazm noktalarından biri olduğunun farkında olmalı ki böyle ateşli sevişebiliyorlar.

2513 toplam görüntülenme, 0 bugün

Vajinalarıyla Ok Atan Taylandlı Kadınlar

Cinsellik 15 Ağustos 2017

Tayland’da pek çok kadın, küçüklüğünden itibaren Kabbaza (Sahajoli, Pompoir) tekniklerini öğrenmektedir. Bu teknikler PC-Kaslarının uzun süreli eğitimine dayanmaktadır. Kabbaza aslında Arap kültüründen gelen bir kelimedir, İmsak gibi! Arap kültüründe de kadınlar PC-Kaslarını kullanmayı öğreniyorlardı ilk yüzyıllarda. Kabbaza yapabilen kadınlarla ilgili bugünkü Thailand ve Singapur’daki şovları izlediğinizde gözlerinize inanamamaktasınız, bu şovlardaki kadınlar şu eylemleri yapabilmekteler:

  • Bu kadınlar vajina içine sıvı çekip onu hızla püskürtebilmektedirler.
  • Vajinaya çektikleri hava ile kağıttan yapılmış okları seyircilerin üzerine atabilmektedirler.
  •  Vajinaya soktukları bir muzu doğranmış olarak parça parça dışarı çıkarabilmektedirler.
  • Vajinal kaslar ile Coca-Cola kapağını açabilmektedirler.
  • İçeri emdikleri süt ve arkasından içeri aldıkları muz ile muzu ezip muzlu süt yaparak, dışarı muzlu süt fışkırtabilmektedirler.
  • Bir erkeğin üzerine oturarak, hiç başka bir dokunma biçimi olmadan, sadece PC-kaslarını kullanarak erkeğin boşalmasını sağlayabilmektedirler.
  • Oturdukları yerde, başka hiçbir uyarı olmaksızın birkaç saat süreğen olarak orgazm olabilmektedirler.

2731 toplam görüntülenme, 0 bugün

Doğum Kontrolü Kimin Görevidir?

Cinsellik 12 Ağustos 2017

Doğum kontrolü yasağı esas olarak erkekleri muhatap alıyordu. Dolayısıyla, bu yasağın “etrafından dolaşma” yolları genellikle erkeklerin “yaratıcılığına” kalmış oldu, onlar tarafından geliştirildi ve uygulandı. Erkekler bir yolla prezervatif edinerek ya da dışarıda boşalarak doğum kontrolü yasağından kaçabiliyorlardı. Peki, ama kadınlar ne yapsın? Erkeğin canı çektiğinde (mirasçı filan gerektiğinde, ya da kadını eve bağlamak için mesela) kadınlar hamile kalıyorlardı.

Kasıtlı düşük yapmak ve kürtajın ilk ve çok tehlikeli biçimleri icat edilmişti tabii, ama çok sınırlı sayıda kadına faydası oluyordu bunun, önemli bir kısmını ise öldürüyor ya da sakat bırakıyordu. Gene de kadınlar bu konuda teslim bayrağını çekmediler. Ortaçağ Avrupa’sında esas olarak ebelikle uğraşan şifacı kadınlar, bu konuda hep bir şeyler yaptılar. Ta ki hepsi birden “cadı” oldukları iddiasıyla Kilisenin topyekûn saldırısına uğrayana kadar. Cadı avları, bu şifacı kadınların sayısını çok azalttı; şifacılık kırdan şehre, kadından erkeğe, doğaldan (şifalı otlardan) yapaya (ilaçlara) doğru el değiştirdi. Doğum kontrolü yeniden erkeklerin eline geçti.

2052 toplam görüntülenme, 0 bugün

Travestiler ve Gayler Hasta Mıdır?

Cinsellik 29 Temmuz 2017

1974 yılında, DSM II’nin (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders: Zihinsel Bozukluklarda Teşhis ve İstatistik El Kitabı) yedinci basımında, eşcinsellik “resmen” bir “zihinsel bozukluk” olmaktan çıkarıldı. Ama çok sevinmeyelim, onun yerine hemen “Cinsel Yönelim Rahatsızlığı” (Sexual Orientation Disturbance) diye yeni bir kategori icat edildi. Daha sonraları aklıevvel Amerikan “bilim insanları” SSAD (Same-Sex Attraction Disorder: Aynı Cins Cazibe Bozukluğu) gibi bir inciye de imza atacaklardı.

Esas olarak çoğunluğunu beyaz Avrupalı erkeklerin oluşturduğu “bilim dünyası” bir yandan eşcinselliği bir hastalık olarak görmekten bir türlü vazgeçemez, öte yandan da bunun gerçek olmadığını bilir. Bu yüzden kafası bir hayli karışıktır. Çünkü o dünyadaki bir sürü homofobik kafa, eşcinselliği bir tehdit olarak algılamaktan vazgeçemez bir türlü. Artık siz deyin kendi ruhlarının derinliklerinde yatan eşcinselliğin başını kaldırmasından korktukları için, ben diyeyim bunu “mutlu” ve kutsal geleneksel aile yapısının dibine dinamit koymak olarak algıladıkları için. Ama en azından 1974’ten beri, “eşcinsellik” resmi tıp metinlerinde bir hastalık olarak geçmiyor. Kıymetini bilelim, ama meselenin çözülmüş olmaktan çok uzak olduğunu da kabul ederek yola devam edelim.

Mersin escort sosyolojisinde sadece kadınlar bulunmadığını unutmayalım. En az escort bayanlar kadar travestiler ve gaylerde -LGBT- escort kategorisinde yer alabilir. Çünkü escortluk yalnızca kadınlara özgü bir partnerlik biçimi değil. Bugün Mersin’de anladığımız escortluk tanımı yalnızca kadınlar için geçerli.

Üreme amaçlı olmayan cinselliğin kendisi de klasik anlamıyla doğal değildir zaten. Doğum kontrolü uyguladığınız zaman, prezervatif, doğum kontrol hapı, rahim içi cihazı kullandığınız, takvim yöntemi uyguladığınız, dışarıda boşaldığınız zaman da “doğal olmayan” bir şey yapıyorsunuz demektir. Doğa yalnızca üremeden anlar, cinsellik ise insana özgüdür.

967 toplam görüntülenme, 0 bugün

Kadınların Orgazm Taklidi

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Kadınlar pek de eskilerde olmayan bir zamana kadar orgazm olmuyormuş taklidi yapıyorlardı. Ortaçağ’da “orgazm olan”, yani cinsel ilişkiden haz alan kadın bir tür şeytan sayılırdı. Cadı avlarına temel oluşturan Malleus Maleficarum “el kitabında”, cadıların tarifleri arasında cinsel haz alma görüntüleri de var.

19. yüzyılda ise kadınlar artık cadı sayılmaktan kurtulmuş olmalarına rağmen, bu defa da histerik olarak damgalanmaktan kurtulmak için cinsel ilişkide kayıtsızmış numarası yapmak zorunda kaldılar. Yani kadın cinselliğini bastırmayı dinin bıraktığı yerden tıp ilmi devralmıştı. Kuşkusuz bütün bu durumlarda bastırılan cinsellik, dönüp dolaşıp başka koşullarda ortaya çıkıyor, gerçekten “histerik” olarak tanımlanabilecek davranış farklılıklarına yol açıyordu. Freud uzunca bir süre histerinin “baba tacizi/tecavüzü”nün bir sonucu olduğuna inandıktan sonra en nihayet bu bastırılmış cinselliği keşfetti. Ama çok geç. Kadınlar ikisi de erkek egemenliğinin kurumları olan din ve tıbbın elinden kurtulmak için cinsel ilişkide kayıtsızmış numarası yapmayı sanat haline getirmişlerdi bile.

Orgazm

1950’lerden sonra bir bir yayınlanan “kadın cinselliği” çalışmaları (Kinsey, Masters & Johnson, Hite) “Aaa, meğerse kadınların çoğu orgazm olamıyormuş!” sonucuna vardılar. Ancak aslında gördükleri şey, kadınların “orgazm yeteneklerindeki” bir kusurdan ziyade, yüzyıllardır kendini koruma dürtüsüyle oluşmuş bir savunma mekanizmasından, kendini haz almaktan (ve bu yüzden de cadı, ya da en azından “kötü, yollu kadın” diye yaftalanmaktan) koruma gayretinden ibaretti.

826 toplam görüntülenme, 1 bugün

Ön Sevişme Üzerine

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Burada angarya olarak görülen “ön sevişme” değil, cinsel ilişkinin ta kendisi. Bir “Bitse de gitsek!” anlayışı. Zaten cinsel ilişki bir angarya, bir de onun önünü sonunu icat edip işi uzatıyorsunuz!

Oysa cinsel ilişkinin önü-sonu olmaz. Tabii cinsel ilişkiyi basit bir çiftleşme olarak görmüyorsak. Cinsel ilişki çiftleşmeden farklı bir şeydir, onun önüne takılmış, olmasa da olur, erkeklerin kadınları “memnun etmek” için mecburen bulaştıkları bir fazlalık değildir. Çiftleşmeyi “esas mesele” olarak yaşayanlara biz kısaca “hayvan” diyoruz. Hakaret amacıyla değil: Tekrarlamaktan bıkmayalım, çiftleşmek (üreme amaçlı) hayvanlara, cinsel ilişki (haz amaçlı) insanlara özgü faaliyetlerdir. Mersin escortları iklimin ve tantuninin etkisiyle harika sevişir 🙂 .Çiftleşmek, yani spermlerini uygun bir yere bırakıp olay mahallini terk etmek, bildiğimiz bütün hayvan türlerinin erkeklerinin ortak özelliğidir.

Bir de bunun öncesinde, dişileri başka bir erkekle değil de bizimle çiftleşmeye ikna etmek için yapılan komik ayinler vardır: Kuyruğunun renklerini göstermek, şakımak, dans etmek, daireler çizerek uçmak, ulumak filan gibi. İnsan erkekleri de buna benzer şeyler yaparlar: Espri yapmak, içki ısmarlamak, kokular sürünmek, anne-babasına hediyeler almak, arabasını göstermek filan gibi. Ama hayvanlar âleminde “ön sevişme” yoktur. Çünkü hayvanlar sevişmez, çiftleşirler. İnsanlar ise önüyle-sonuyla, çiftleşme olsun-olmasın sevişmeyi öğrendiklerinde “insan” diye anılmayı hak ederler.

831 toplam görüntülenme, 2 bugün

Gergedan Çiftleşmesi

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Bu video, gergedan çiftleşmesi, Afrika savanasından vahşi yaşamda aşk meşk nasıl sorusuna yanıt olarak mersinmoda’ye düştü. Sadece biz sevişmiyoruz. Sadece bizim aletimiz tüm evreni sıraya dizecek kadar azametli ve sert değil. Bu video, izleyen erkeklerde kalıcı komplekse neden olabilir. 🙂 Gergedan hayvanının soyu bu aletle bile tükeniyorsa biz ölelim!

520 toplam görüntülenme, 1 bugün

Erkekler mi Daha Azgın Kadınlar mı?

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Erkekler daha azgın sanırız. Öyle olduklarını sanmamızı isterler, ama düşkün oldukları şey seksin kendisinden ziyade baştan çıkarma ayinleridir. Erkeklerin önemli bir kısmı, hattâ çoğunluğu için, cinsel fiilin kendisi, bir an önce olup bitmesi gereken bir şeydir. “Ön sevişmeden” sıkılan, işini ilk fırsatta “bitiren” (kalp kırmamak için “erken boşalma” terimini kullanmıyorum), sonra da sırtını dönüp uyumaya başlayan erkekler “seksten” nasıl bir haz alabilirler ki zaten? Aldıkları azıcık haz, kendi başlarına da alınabilirdi (gerisini çıkarırsanız, “erkek orgazmı” denilen şey mastürbasyonla da oluyor).

Ama erkekler gene de cinsel ilişkiden vazgeçemiyor, hattâ çok arzuluyor gibi görünüyorlar. Çünkü erkek arzusu, arzu nesnesini elde etmeye yönelik. Baştan çıkarmaya, tavlamaya, boyun eğdirmeye, razı etmeye yönelik. Başarıya ulaştığı anda da “görev tamamlanmış” oluyor. Ancak “başarıya ulaşmanın” göstergesi, cinsel ilişkinin ta kendisi, o yüzden de cinsel ilişkiye de mecburlar bir yerde.

Hemen arkasından da içgüdüleri devreye giriyor: Elde etmek yetmez, elde tutmak da gerekir. İnsanlık öncesinden kalan “Bir tek benim genim yürüsün!” içgüdüsü egemen oluyor, diğer erkekleri dişinin çevresinden uzaklaştırma gayreti başlıyor. O zaman da cinsel ilişki, tekrarlanması gereken bir şeye dönüşüyor. Zaman içinde bu zorunluluk bir angarya haline geliyor, üstelik başka “baştan çıkarma ayinlerinin” önünde bir engel oluşturmaya başlıyor. Erkek gizli gizli başka denizlere yelken açmaya çalışırken, biz de ona bakıp “Ne kadar seks düşkünü adam!” diye düşünüyoruz. Oysa düşkün oldukları, hattâ bağımlısı oldukları şey “seks”ten ziyade fetih. Mersin’de azgın bir escort gördüğümüzde şaşırırız. Oysa Mersin erkeklerinin azgın olmasını bekleriz. Ancak Mersin escortları da en az erkekler kadar azgın ve ateşlidir.

633 toplam görüntülenme, 1 bugün

Penisin Boyu mu İşlevi mi Önemlidir

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Önemli olan, penisin büyüklüğü değil, erkeklerin zihinlerindeki fallus fantazisinin çapıdır. Dünyada iki çeşit insan olduğunu, bunlardan birisinin de daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi olduğunu öğrenen oğlan çocuğu, bacaklarının arasındaki minik et parçasının bu müthiş farkı yaratan şey olduğuna şiddetle inanır. Ama bir sorun vardır: Kendisi daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi değildir; en azından henüz. Ancak babası ya da onun için “baba işlevini” gören her kim ya da her neyse, o dev gibi bir penise sahip olmalıdır mutlaka. Gerçek babasının gerçek penisini görmüş olup olmaması da bir fark yaratmaz: Görmediyse bile fantazisi ona yardımcı olacak, hayatının geri kalanını devasa bir “baba fallusu” hayaletinin gölgesinde geçirecektir.

O yüzden yazılır binlerce “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektupları. Sadece Haydar Bey’e de değil; dünyanın her yerindeki erkek dergileri böyle mektuplarla dolup taşar. Bir sürü uyanık “penis büyütme” yöntemleri geliştirip ya da uydurup sizi bunlarla mektup, reklam ya da e-posta bombardımanına tutarlar. Ama çare yoktur. Fallus ne kadar büyürse büyüsün, o fantastik “baba fallusu” boyutlarına asla ulaşamayacaktır.

Dolayısıyla evet, (penisin değilse de) fallusun boyu-posu önemlidir. Ama sadece yaşlansalar da oğlan çocuğu olmaktan bir türlü kurtulamayan erkekler, yani hepimiz için. Kadınlar da zaman zaman bunu önemsiyormuş gibi görünseler de bu büyük ihtimalle biz erkeklerin kalbi kırılmasın diyedir.

Evet, “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektuplarından hayatı boyunca bunalan ülkemizin (benim gençliğimdeki) tek seksoloğu Haydar Dümen, böyle genel-geçer bir cevapla meseleyi halletmeye çalışmıştı. Bu tartışma hâlâ bir hayli taraftar bulabiliyor. Üstelik (bazı aşırı örnekler hariç tutulursa) haklı olduğu bir yan da yok değil.

Ama hemen sevinmeye başlamayalım: “Boy” derken neyi kastettiğimizi biliyoruz da, “işlev” ne anlama geliyor, o kadar açık mı? Eğer kastedilen üreme işlevi, yani spermlerin yumurtaya bir yolla ulaştırılması ise, onun için boyu bir yana, herhangi bir penise bile gerek yok. Günümüz teknolojisiyle basit bir enjektör bile o işi görebiliyor (“Tüp bebek” heyecanıyla doktorlara koşturanların sayısını bir düşünün). Eğer mesele üreme değil de “cinsellik” ise, orada da penis bir “olmazsa olmaz” değil. Lezbiyenler tarihin başından beri onsuz da idare ediyorlar, eğer çok isterlerse de yapay bir penisle işi çözüyorlar. Dolayısıyla önemli olmayan penisin boyu değil, ta kendisi. Olmasında büyük bir zarar yok (büyüklük fantazilerine kapılıp kendisini “fallus” zannetmediği sürece). Ama onsuz yaşamayı da öğrenmemiz gerek. Çünkü ancak o zaman hayatımızı zehir eden “Boyu ne kadar?” ya da “Bu kadarı yeterli mi?” korkularından kurtulacağız. O korkudan bir kere kurtulduktan sonra da penisimizle (ya da onun yokluğuyla) gül gibi geçinip gidebiliriz.

499 toplam görüntülenme, 0 bugün

Sayfa 1 toplam 21 2
  • Kadınları Boşaltma Garantili Metod

    yayınlayan tarih 20 Ağustos 2017 - 0 Yorumlar

    Erkek oral seksi çok iyi yapabilmelidir. En az 20-40 dakika durmaksızın dilini hızlı bir biçimde, yukarı-aşağı hareket ettirebilmelidir. Bu metodta sol elin 4. parmağı vazelin veya Johnson’s baby oil ile yağlanarak anüse sokulur, sol elin 2. Ve 3. Parmakları aynı anda vajinaya sokularak yukarıya doğru G-Noktası uyarılır. Bu sırada dil oral seksle klitorisi uyarmaktadır. Boşta […]

  • Vajinalarıyla Ok Atan Taylandlı Kadınlar

    yayınlayan tarih 15 Ağustos 2017 - 0 Yorumlar

    Tayland’da pek çok kadın, küçüklüğünden itibaren Kabbaza (Sahajoli, Pompoir) tekniklerini öğrenmektedir. Bu teknikler PC-Kaslarının uzun süreli eğitimine dayanmaktadır. Kabbaza aslında Arap kültüründen gelen bir kelimedir, İmsak gibi! Arap kültüründe de kadınlar PC-Kaslarını kullanmayı öğreniyorlardı ilk yüzyıllarda. Kabbaza yapabilen kadınlarla ilgili bugünkü Thailand ve Singapur’daki şovları izlediğinizde gözlerinize inanamamaktasınız, bu şovlardaki kadınlar şu eylemleri yapabilmekteler: Bu […]

  • G-Noktası Nedir, Nerededir?

    yayınlayan tarih 16 Ağustos 2017 - 0 Yorumlar

    G-noktası (Grafenberg noktası) vajinanın içinde, ön bölümde veya vajinanın üst duvarında yer alan 5-8 cm.’lik küçük ama çok hassas bir bölgedir. Adını kendini bulan Alman jinekolog Ernst Grafenberg’ten alan G-Noktasına bazen de Tanrıça Noktası denir. Mersin escort, 1940 yılında kadınların orgazm mekanizması üzerine yalpan araştırmalar sonucu vajinanın tam üstünde yer alan idrar yolunun, erkeğin penisinde […]

  • Erken Boşalmanın Süresi

    yayınlayan tarih 27 Temmuz 2017 - 0 Yorumlar

    Buradaki soru “Ne kadar erken?” olmalı. Erkeğin “boşalması” için doğa ya da seksoloji uzmanları tarafından tespit edilmiş standart bir süre yok. Önemli olan partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuz. Eğer böyle bir uyum yoksa, yani herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışıyorsa, taraflardan birinin diğerine göre “erken” işini bitirmesi zaten kaçınılmazdır. Bu tarafın da “boşalma” konusunda […]

  • Doğum Kontrolü Kimin Görevidir?

    yayınlayan tarih 12 Ağustos 2017 - 0 Yorumlar

    Doğum kontrolü yasağı esas olarak erkekleri muhatap alıyordu. Dolayısıyla, bu yasağın “etrafından dolaşma” yolları genellikle erkeklerin “yaratıcılığına” kalmış oldu, onlar tarafından geliştirildi ve uygulandı. Erkekler bir yolla prezervatif edinerek ya da dışarıda boşalarak doğum kontrolü yasağından kaçabiliyorlardı. Peki, ama kadınlar ne yapsın? Erkeğin canı çektiğinde (mirasçı filan gerektiğinde, ya da kadını eve bağlamak için mesela) […]